GECE YEME SENDROMU (GYS) NEDİR?

 Gece Yeme Sendromu (GYS), ‘Tanımlanmış Diğer Bir Beslenme ve Yeme Bozukluğu’ tanı kategorisinde yer alan beş yeme bozukluğundan (atipik anorekiya nervoza, bulimiya nevroza, tıkınırcasına yeme bozukluğu, çıkarma bozukluğu ve gece yemek yeme bozukluğu) birisidir.

Tanı kriterleri

  • Sabah kahvaltısı yapmama veya kahvaltıda çok az yeme,
  • Akşamları artmış iştah,
  • Günlük alınan enerjinin en az %25’inin akşam yemeğinden sonra alınması
  • Ek olarak haftada 3 veya daha fazla kez uykusuzluğun olması.

Burada özellikle belirtmeliyiz ki bir hekim tarafından tanı koyulmadan bu kriterlere bakarak kişiler kendilerine gece yeme sendromu tanısı koymamalıdır.

 Gece yeme sendromunun (GYS), obezitenin nedeni mi, yoksa sonucu mu olduğu bilgisi henüz netlik kazanmamıştır. Ancak genel olarak gece yeme sendromunun obeziteye neden olduğu düşünülmektedir. GYS, obez olmayan hastalarda da görülmesine rağmen, obez hastalarda özellikle zayıflama tedavisi için başvuranlarda daha yaygın olduğu görülmüştür.

Ayrıca GYS’nin diyabet, uyku sorunları, psikiyatrik hastalıklar ve diğer yeme bozukluklardan etkilendiği, hatta bu etmenlerin ortaya çıkmasında etkili olduğu belirtilmiştir. Bu durum GYS’nin kişinin hayatını pek çok açıdan etkilediğini gözler önüne seriyor.

Yeme Bozukluğu

Gece Yeme Sendromunda Neler Gözlenir?

 Gece yeme sendromunda, yeme ve uykunun biyolojik dengeleri bozulmakta ve gün içerisindeki enerji alımı gecikmektedir. Bireylerin, sabah yemeleri baskılanırken, akșam ve gece yemeleri artar diyebiliriz. Ancak uyku döngüsü bozulmamaktadır. GYS olanlarda gecikmiş enerji alımının yanında geceleri yenen yiyecek miktarı daha fazladır. Gece yenen yiyeceklerin %70’ini karbonhidratlar oluşturmaktadır. Bu miktar gündüz tüketilen karbonhidrat miktarından yüksektir. Gece yeme sendromu olanların yaklaşık yarısı, gece yeme dönemleri sırasında, ekmek, günlük ürünler ve şekerlemeler gibi yiyecekleri tercih etmektedirler.

Yapılan çalışmalar sonucu GYS olanlar, olmayanlara göre daha fazla depresif duygu durumu içerisindelerdir. Ayrıca bu hastaların geceleri daha depresif oldukları belirtilmiştir.

 Yapılan başka bir çalışmada ise gece yeme sendromu olan bireylerin, vücut ağırlığı ve vücut yağ yüzdesinde artış olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Genel olarak gece yeme davranışına sahip bireylerin vücut ağırlıkları ve BKİ (beden kitle indeksi) düzeylerinin daha yüksek olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak gece yeme davranışı, stres, depresif ruh hali, düşük uyku kalitesi ve yüksek BKİ değeri ile ilişkili bulunmuştur.

 Toplumda ve özellikle obezlerde olduça yüksek oranda görülebilen GYS, aile hekimliği, hatta obezite polikliniklerinde bile gözden kaçmaktadır. GYS’li bireylerin tespit edilmesi, dolaylı olarak psikiyatrik bozukluklarının teşhisine ve obezite ile mücadeleye katkı sağlayacaktır. Bu bağlamda yukarıda bahsettiğimiz aile hekimliği, obezite poliklinikleri gibi birinci basamak sağlık hizmetlerinde GYS taramalarının yaygınlaştırılması sağlığın korunması açısından faydalı olabilir. Tekrar hatırlatmalıyız ki kişi kendine tanı koymamalıdır. Hekim ve diyetisyenle iş birliği içerisinde olunmalıdır.

Stj. Diyetisyen Esra Nur Çıran

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir