İnsülin Direnci nedir? Nasıl tanı konulur ve İnsülin Direncinde Beslenme nasıl olmalıdır?

Çok az yememe rağmen kilo veremiyorum, su içsem yarıyor, yemeklerden sonra canım tatlı istiyor ve yemeklerden hemen sonra oluşan uyku hali, soğuk soğuk terleme, sürekli yorgun hissetme tüm bu şikayetler insülin direncine işaret ediyor olabilir. Öncelikle insülin nedir, vücuttaki etkileri nelerdir bunlardan bahsedelim.

İnsülin, vücudumuzda midenin arka tarafında bulunan bir organ olan pankreastaki Beta hücrelerinden salgılanan bir hormondur. Kandaki şekerin hücre içine girmesini sağlar Böylelikle kandaki şeker düzeyi azalmış olur. Peki insülin direnci nedir?

Hücrelerin insüline yanıt vermeyip, insülin komutlarını yerine getirmemesi insülin direnci olarak adlandırılır. Kan glikozu hücrenin kapısına gelir fakat insülin görevini yapamadığı için glikoz hücre içine giremez ve kanda glikoz miktarı yükselmeye başlar.Pankreas durumu kontrol altına alabilmek için daha fazla insülin üretmeye başlar. Hem kan şekeri hem de insülin miktarı yükselir fakat insülin reseptörleri duyarsızlaştığı için dokular hep açtır ve kişide sürekli yemek yeme ve tatlı yeme isteği oluşturur. Sebeplerine bakacak olursak, artmış bel çevresi (erkeklerde 102 cm kadınlarda 88 cm’den fazla olması ), sedanter yaşam yani hareketsizlik, hipertansiyon, kanda yüksek trigliserid düzeyi, Polikistik over Sendromu (pcos), genetik yatkınlık, ilerleyen yaş faktörü insülin direnci sebepleri arasında sayılabilir.

İnsülin Direnci tanısı nasıl konulur?

Kişide insülin direnci olup olmadığı HOMA-IR dediğimiz insülin direnci testi ile ölçülür. Bu test matematiksel bir testtir. Kişinin 8-10 saat açlık sonrası açlık kan şekeri ve açlık insülin düzeyi birbirine çarpıldıktan sonra sonuç 405’e bölünür. Çıkan sonuç 2,5 üzerinde ise kişide insülin direnci var demektir. Bu kişiler ilerleyen süreçte diyabet olma riskiyle karşı karşıyadır.

İnsülin Direncinde Beslenme tedavisi nasıl olmalıdır?

Öncelikle kişi ideal ağırlına getirilmelidir. Bu da ancak yağ dokusunun azalması ile mümkündür çünkü vücuttaki yağ oranının artması insülin direncine, insülin direnci de obeziteye neden olmaktadır.

Kişiler sağlıklı beslenmeyi yaşam tarzı haline getirmeli ve egzersiz yapmalıdır.

Glisemik indeksi yüksek besinler ( pirinç, beyaz ekmek,makarna, muz, incir, üzüm ) yerine kompleks karbonhidratlar ( bulgur, kepekli makarna, tam buğday ekmeği, kuru baklagiller ve yulaf ezmesi ) tercih edilmelidir.

Meyve suyu yerine meyvenin kendisi tercih edilmelidir. Ayrıca meyveleri tek başına tüketmekten ziyade yanında bir protein kaynağı ( süt, yoğurt, ayran, kefir ile ) veya yağlı tohumlar ( ceviz, çiğ badem, çiğ fındık ) kombine ederek tüketmek kan şekerinin hızlı yükselmesini önleyecek ve daha uzun süre tok kalmanıza yardımcı olacaktır.

Paketli gıdalar, şekerli ve gazlı içecekler tüketilmemelidir.

Pişirme yöntemi olarak sağlıklı pişirme yöntemleri dediğimiz haşlama, fırın ve ızgara tercih edilmelidir. Kızartma ve kavurmalardan uzak durulmalıdır.

Düzenli olarak kan tahlilleri yaptırılmalıdır. Özellikle D vitamini düzeyinin düşük olmamasına dikkat edilmelidir.

Gün içerisinde hafif tempoda 30 dakika yürüyüşler yapmayı ihmal etmeyin. Çünkü egzersiz insüline ihtiyaç duymadan kandaki fazla şekerin dokulara girmesine yardımcı olur. Egzersizleri ana öğünden 1,5-2 saat sonra ara öğünden 30-40 dakika sonra yapın. Aç olarak egzersiz yapılmamasına özen gösterilmelidir.

Sağlıkla kalın

Diyetisyen Elif Nur Saracalıoğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir